18 Eylül 2026

Superior Hipogastrik Pleksus Bloğu ve Nörolizisi

Pelvik ağrıda superior hipogastrik pleksus nedir?

Pelvik bölgede bulunan rahim, mesane, bağırsak ve diğer iç organlardan kaynaklanan bazı ağrı sinyalleri, sinir ağı şeklindeki superior hipogastrik pleksus üzerinden omuriliğe ve beyne iletilir.

Bu sinir ağı özellikle iç organlardan kaynaklanan (visseral) pelvik ağrının taşınmasında önemli bir role sahiptir.

Bu nedenle bazı hastalarda ağrının iletimini azaltmak amacıyla superior hipogastrik pleksusa yönelik sinir bloğu uygulanabilir.

Superior hipogastrik pleksus bloğu nedir?

Superior hipogastrik pleksus bloğu, görüntüleme eşliğinde özel bir iğne ile bu sinir ağına ulaşılarak lokal anestezik ve gerektiğinde diğer ilaçların uygulanması işlemidir.

Amaç, pelvik organlardan gelen ağrı sinyallerinin geçici olarak azaltılmasıdır.

İşlem özellikle:

  • Kronik pelvik ağrı
  • Endometriozisle ilişkili ağrı
  • Pelvik bölgedeki bazı jinekolojik hastalıklara bağlı ağrı
  • Mesane ve bağırsak kaynaklı bazı visseral ağrılar
  • Pelvik kanserlere bağlı ağrı

gibi durumlarda, uygun hastalarda diğer tedavilere ek olarak düşünülebilir.

Bilimsel çalışmalar, seçilmiş hastalarda superior hipogastrik pleksus bloğunun ağrıyı azaltabileceğini göstermektedir. Bununla birlikte, kronik pelvik ağrının birçok farklı nedeni bulunması nedeniyle işlem her hastada aynı sonucu vermeyebilir.

Superior hipogastrik pleksus nörolizisi nedir?

Nörolizis, sinir dokusunun ağrı iletimini uzun süreli olarak azaltmak amacıyla özel bir nörolitik madde kullanılarak etkisizleştirilmesidir.

Superior hipogastrik pleksus nörolizisinde amaç, pelvik organlardan gelen ağrı sinyallerini taşıyan sinir liflerinin iletimini uzun süreli olarak azaltmaktır.

Bu işlem, basit bir sinir bloğundan farklıdır.

Sinir bloğu genellikle geçici bir etki oluşturmayı amaçlarken, nörolizis daha uzun süreli ağrı kontrolü sağlamak amacıyla uygulanır.

Hangi hastalarda nörolizis düşünülebilir?

Superior hipogastrik pleksus nörolizisi özellikle şiddetli ve tedavilere dirençli visseral pelvik ağrısı bulunan hastalarda gündeme gelebilir.

En güçlü klinik kullanım alanlarından biri kanser kaynaklı pelvik ağrıdır.

Özellikle ilerlemiş pelvik kanserlerde ağrının kontrolü zorlaştığında ve güçlü ağrı kesicilere rağmen yeterli rahatlama sağlanamadığında superior hipogastrik pleksus nörolizisi tedavi seçeneklerinden biri olabilir.

Kanser kaynaklı pelvik ağrı üzerine yapılan çalışmalarda, superior hipogastrik pleksus nörolizisi sonrasında ağrı skorlarında ve opioid ihtiyacında anlamlı azalmalar bildirilmiştir. ASPN kılavuzu da malign pelvik ağrıda bu yöntemin kullanılabileceğini belirtmektedir.

ESMO kılavuzu ise superior hipogastrik pleksus gibi sempatik nörolitik blokların özellikle yaşam beklentisi kısa olan ve kanser kaynaklı visseral ağrısı bulunan hastalarda, sistemik ağrı kesici ihtiyacını azaltmaya yardımcı bir yöntem olarak değerlendirilmesini önermektedir.

Kanser dışı kronik pelvik ağrıda kullanılabilir mi?

Evet, ancak burada daha dikkatli bir hasta seçimi gerekir.

Kronik pelvik ağrının endometriozis, pelvik taban kasları, sinir sıkışmaları, mesane, bağırsak, omurga ve diğer birçok farklı kaynağı olabilir.

Superior hipogastrik pleksus özellikle iç organlardan kaynaklanan ağrıda önemlidir. Bu nedenle ağrının kaynağı doğru şekilde belirlenmeden doğrudan nörolizis yapılması uygun değildir.

Kanser dışı kronik pelvik ağrıda önce ilaç tedavileri, fizik tedavi, hastalığın kendisine yönelik tedaviler ve gerektiğinde daha düşük riskli girişimsel yöntemler değerlendirilmelidir.

Superior hipogastrik pleksus bloğu, uygun hastalarda hem tanısal hem de tedaviye yardımcı bir işlem olarak kullanılabilir. Bloğa belirgin yanıt alınması, ağrının bu sinir ağıyla ilişkili olduğunu düşündürebilir.

İşlem nasıl yapılır?

Superior hipogastrik pleksus vücudun derinliklerinde, omurganın ön tarafında bulunan bir sinir ağıdır.

Bu nedenle işlem genellikle röntgen (floroskopi), bilgisayarlı tomografi veya uygun durumlarda ultrason görüntüleme eşliğinde gerçekleştirilir.

İğnenin doğru bölgeye ilerletilmesinden sonra ilaç uygulanır.

Nörolizis planlanıyorsa, uygun hastalarda sinir dokusunun ağrı iletimini uzun süreli azaltması amacıyla nörolitik madde kullanılır.

İşlem sırasında damarlar ve çevredeki önemli anatomik yapılar dikkatle değerlendirilir. Bu nedenle görüntüleme eşliğinde ve bu konuda deneyimli hekimler tarafından yapılması önemlidir.

Nörolizisin etkisi ne kadar sürer?

Etkisinin süresi hastadan hastaya değişir.

Özellikle kanser kaynaklı pelvik ağrıda yapılan çalışmalarda aylar boyunca devam eden ağrı azalması ve opioid ihtiyacında azalma bildirilmiştir. Ancak nörolizisin etkisi kalıcı olarak kabul edilmemelidir; hastalığın ilerlemesi ve ağrı mekanizmalarının değişmesi nedeniyle zaman içinde ağrı yeniden ortaya çıkabilir.

İşlemin riskleri var mıdır?

Her girişimsel tedavide olduğu gibi superior hipogastrik pleksus bloğu ve nörolizisinin de bazı riskleri vardır.

Bunlar arasında:

  • Kanama
  • Enfeksiyon
  • Damar yaralanması
  • Geçici tansiyon düşüklüğü
  • İstenmeyen sinir etkilenmesi
  • İşleme bağlı ağrı
  • Nadiren çevre dokuların etkilenmesi

sayılabilir.

Superior hipogastrik pleksus önemli damarların yakınında bulunduğu için işlem sırasında doğru iğne pozisyonunun görüntüleme ile kontrol edilmesi özellikle önemlidir.

Her pelvik ağrıda uygulanır mı?

Hayır.

Superior hipogastrik pleksus bloğu veya nörolizisi her pelvik ağrının tedavisi değildir.

Örneğin ağrı kaslardan, eklemlerden, pudendal sinirden, ilioinguinal sinirden veya başka bir sinir yapısından kaynaklanıyorsa superior hipogastrik pleksus hedefi doğru olmayabilir.

Bu nedenle işlemden önce ağrının kaynağının ayrıntılı değerlendirilmesi gerekir.

Doğru hastada doğru sinir hedeflenmelidir

Pelvik ağrı tek bir hastalık değildir. Ağrının kaynağı doğru belirlendiğinde, tedavinin başarı ihtimali de artar.

Doğru tanı, doğru tedavinin ilk adımıdır.

Bilimsel kanıt ne gösteriyor?

Superior hipogastrik pleksus bloğu ve nörolizisi üzerine bilimsel literatür bulunmaktadır. Özellikle kanser kaynaklı pelvik ağrıda nörolizis için klinik deneyim ve çalışma verileri daha güçlüdür. Kronik kanser dışı pelvik ağrıda ise olumlu sonuçlar bildirilmesine rağmen kanıt düzeyi daha sınırlıdır ve daha kaliteli çalışmalara ihtiyaç vardır.

Bu nedenle yöntem, uygun hasta seçimi yapılarak, diğer tedavilerin yetersiz kaldığı durumlarda uygulanabilecek girişimsel bir ağrı tedavisi olarak değerlendirilmelidir. Dr. Erkan TEYİN

WhatsApp ile yazın